Friday, April 16, 2010

high hopes

kalabalık!
İnsanlar, tek tek değil  bir bütün halinde göründü gözüne. Tanrı yukarıdan dünyaya baktığında, bizim bir karınca sürüsüne baktıgımızdaki hisle aynı hisse mi kapılıyordu acaba?
evet önce yaşlı teyzenin önüne geçmeli sonra kör adama çarpmamalı daha sonra saçları diken diken punkçı çocuk topluluğundan ustalıkla sıyrılmalı.hey dur daha bitmedi.hedefe varmak için labirentin başındasın pis denek fares!
1
2
{{`{{½$½$
:;5i
4i5
evet fare yolu öğrenecek kadar zekiydi.her adımında kestirme dönemeçler keşfediyordu.

en kötüsüde o devasa adamın gecirdiği omuzdu ve ondan kötüsüde yanından geçen bir kıronun 'ne datlısın bacım' demesiydi.ve ondan da kötüsü cokta hoşlaşmadıgı bir tanıdıkla aniden göz göze gelmesiydi.ha siktirrrr be dedi içinden.güneşin dik dik gözlerine bakması yetmezmiş gibi bir çift göz daha eklendi.tam anlamıyla muhabbet etmediler,muhabbet etmek zorunda kaldılar.gereksiz bir insana 3dk harcadıktan sonra yoluna devam etti.büfeden bir sigara aldı evet az kalmıştı.köşeyi döndü  ve eevet yolculuğunuz kazasız belasız sona ermiştir hoşgeldiniz Hayal Perdesi'ne.
sessiz sakin bir yerdi.öğle saatlerinde boş masalarıyla göz doldururdu.güler yüzlü garsonları, fransız müzikleri ve istek üzerine pink floyd eşliğinde hayal perdesinin hacivatını ya da karagözünü oynatabilirdin.serbestsin! yeter ki o perdeyi kapatma ve hakikatin duvarına toslama.

pencerelere yakın bir masaya oturdu.
düşündü
düşündü
düşünmek istemedi
düşündü
düşünmedi
daldı
daldı gitti
gitti daldı. . .

konur sokak tipik insan manzarası seyredilmeye değerdi.arka masadan yaşı geçkin bir adamın isyanını duydu.
adam 'şu sacları diken diken olan çocuğun tüm saclarını elime bir cımbız alıp yolmak istiyorum ' dedi.
aynı fikirdeydiler.
3. birasını istedi 13. sigarasını yaktı okudugu kitabın 223. sayfasını çevirdi.'parfümün dansı' okunmaya değer bir kitaptı.en çokta 'tanrının karnı kadar beyaz' benzetmesini beğendi.sonra fermuarlarla ilgili tasviride muhteşemdi.'ahh fermuarlara bayılıyorum.fermuarlar bana timsahları,ıstakozları,Aztec yılanlarını hatırlatıyor.keşke pantolonumun birden cok fermuarı olsa..' diye başlayan paragraf onun için özeldi.Tom Robbins işini biliyordu.öyleyse okumaya devam.

-------
siz siz olun sigara alkol ikilisini aynı anda bünyenize yolladıgınızda kafanız sürekli aşağı yönde olmasın! sarhooşluktan değil de neden bilmiyorum baş dönmesi max noktaya ulaşır ve grafikte azalan fonksiyon kıvamı zor tutturulur.türevini aldım ordan biliyorum.tanjantıysa görülmeye değmezdi.
-------

kitap okudugu için başı eğikti ve sonradan farketti kelimelerin artık ona hitap etmediğini.hiç değilse o saniyeler karşıya bakmalıydı.kitabın kapağını kapattı.bira çiş nöbetine gitti geldi.4. birasını söyledi ve ekledi pink floyd 'high hopes' calar mısınız? garson kırmayacak kadar nazikti.ki biliyordu aynı şarkıyı 4. çalışıydı.




o zaman o kıza benden bir 'high hopes' gitsin..

3 comments:

şahin said...

tanrıyla ve geleneklerle başı beladayken kendini hayal perdesinin arkasına kaçıran bi kız. belki de perde açıkken sahneye sızan gerçek kokusundan muzdarip başı ağırlaşıp önüne düşüyor. aklına çocukluk hayalleri geliyor, kendisi zamanda yolculuk yapamadığı halde zamanın ona yolculuğuna imreniyor.
(neden kendince özetledin ki bu kızı şimdi dersen, uzun zamandır ilk defa ankaradayım ve bugün konur sokaktan en 3 defa geçtim. yazı yayınlandığı sırada da arkadaşımla benzer şeylerden konuşuyorduk, zaman bir karakedi, onu hesaba katmazsak diyorduk, uzun uzun çay içmişliğimiz, denize bakmışlığımız, aynı yöne koşmuşluğumuz olmuştur elbette)

labalub said...

beni şaşırtıyosun biliyor musun? insan psikolojsi uzmanlık alanın mı? bi ara muhabbet etmek isterim.

şahin said...

hm belki sadece frekansın uygun bana.. bence de bi muhabbet etmeli ki kaç mhz aşağı kaç mhz yukarı ölçüşebilelim:)

Post a Comment

bu kız ne yazmış yorumu şeysi

tabula rasa

o_0