Monday, May 17, 2010

tak tak tak

yeni şeyler ürkütücü seslerle gelir.topuklu bi ayakkabının tak takları kadar kulak tırmalayıcı ya da sağır bi insana bağırarak kendini anlatmaya cabalayan insanın çaresiz haykırışı gibi.bir tanımı daha var:hayatına girmek isteyen bir insanın ellerini kullanarak evinin kapısınıı çalması gibi..

bazen evde yokum diye bağırırsın ama o evde olmadıgını anlayamaz bir türlü.evde olmamak için bedeninin dışarda olmasına gerek yok ki .ruhum uçuyor bulutlara yakın bi yerde.mutluluktan göklerde olmak gibi değil.göz yaşlarını saklamak için yağmura daha da yakın olmak istemek gibi.

sana kapımı nasıl açayım?hadi evimde bir eşyanın yerini değiştirirsen.buna cesaretim yok ki.ısrarcısın,belki bana iyi bile geleceksin ama hadi eşyanın yerini değiştirdikten sonra bana haber vermeden evimi terkedersen.ben yeri değişen eşyalarımı nasıl bulacağım.yardımcıda olmayacaksın biliyorum.ben yinemi başımın caresine kendim bakıcam.işte beni korkutan bu yabancı!
yeri değişen kaybolan ama benim cok ihtiyacım olacak şeyler! ki emin ol onları senden sonra bulamayacağım.korkmakta haklımıymışım yabancı hı ??

ne evi ne eşyası ne kaybolması der gibi bakma bana .asla eşyanın yerini değiştirmeyeceğini ve habersiz gitmeyeceğini söyleme.buna inanmayacak kadar deneyimim var,hemde sabitlenmiş.

2 comments:

şahin said...

borazancıların ve trampetçilerin rap rap rap geçişini hayranlıkla izleyen sümüklü sokak çocuklarının bile içini doldurup taşan bu nizam heyecanı, kasıp kavuruyor seni de öyle mi?

labalub said...

ah o ilkler yeniler heyecanlar ,agzına kadar akan sümüğü bir dil hamlesiyle yalamak tadında.

Post a Comment

bu kız ne yazmış yorumu şeysi

tabula rasa

o_0